T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İzmir İl Sağlık Müdürlüğü bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İzmir İl Sağlık Müdürlüğü bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Emzirme Danışmanlığı

Güncelleme Tarihi: 03/02/2020

                 



ANNE SÜTÜ VE EMZİRME DANIŞMANLIĞI

                                                          Anne Sütü Mucizesi

Anne sütü , bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişmelerine katkı sağlamanın yanında aile ve ülkeye sosyal ve ekonomik getirileri olan ideal ve vazgeçilmez bir besin kaynağıdır.

                    

                                           Her Annenin Sütü Bebeğine Özeldir

   Anne sütü; yeni doğan döneminden itibaren büyüme ve gelişme için gerekli olan tüm sıvı, enerji ve besin öğelerini ihtiva eden, sindirimi kolay bir besindir.

   Anne sütünün en önemli özelliği bebeğin yaşına ve durumuna uygun değişim gösterebilmesidir.

Gebeliğin 16-20 haftalarından sonra salgılanmaya başlayan ve doğumdan sonra ortalama ilk hafta içinde salgılanan süte kolostrum denir. İlk günlerde salgılanan kolostrum daha kıvamlı, protein içeriği yüksek, yağ miktarı düşük, sodyum,potasyum,magnezyum kalsiyum gibi minerallerden ve bebeği enfeksiyondan koruyan hücre, antikorlar yönünden zengindir.Koyu limon sarısı renkli olan kolostrum yeni doğanın ilk günlerinde enerji,sıvı ve besin gereksiniminin tümünü karşılar. İçeriğinde olgun süte oranla daha fazla protein , vitamin,mineral ve daha az oranda yağ ve karbonhidrat bulunur.Geçiş sütü ise kolostrumdan sonra salgılanmaya başlar.Daha yüksek oranda yağ,laktoz,vitamin içerir ve kalori değeri artar.

  Anne Sütünün Bebeğe Yararları

Ø  Anne sütü ilk 6 ay bebeğin fizyolojik, psikososyal ve duygusal ihtiyaçlarını karşılar.

Ø  Anne ile bebek arasındaki duygusal bağı güçlendirir.

Ø  Anne sütünün sindirimi kolaydır.

Ø  Anne sütü bebeğin ilk aşısıdır;bağışıklık sistemini güçlendirir.

Ø  Anne sütü aşıların etkinliğini arttırır.

Ø  Anne sütü bebeği solunum sistemi enfeksiyonları, kulak enfeksiyonları,idrar yolu enfeksiyonları,allerjik hastalıklar ve ishale  karşı korur.

Ø  Anne sütünün mikroplara karşı koruyucu özelliği vardır.

Ø  Anne sütü bebekler için doğal bir ağrı kesicidir.

Ø  Anne sütü ile beslenen bebeklerin mama ile beslenen bebeklere  göre zeka düzeyleri daha yüksektir.

Ø  Anne sütü alan bebeklerde obezite riski azalır.

Ø  Anne sütü çene -diş gelişimini olumlu etkiler,diş çürümelerine karşı korur.

     Emzirmenin Anneye Yararları

Ø  Emzirme ,doğum sonrasında rahmin toparlanmasını hızlandırır.

Ø  Emziren anneler doğum sonrasında daha kolay kilo verir.

Ø  Anne ile bebek arasında güçlü bir duygusal bağ oluşmasını sağlar.

Ø  Emziren annede meme ve rahim kanseri görülme riskini azaltır.

Ø  Emziren annede ileriki yaşlarda kemik erimesi riskini azaltır.

Ø  Emzirme, gebelikten korunmanın doğal yöntemidir.

      Emzirmenin Toplum İçin Yararları

Ø  Beslenme harcamalarını azaltarak aile ve ülke ekonomisine katkı sağlar.

Ø  Anne sütü almamaya bağlı gelişen hastalıkların tedavisi için yapılan harcamaları ve hastalıklardan kaynaklanan iş gücü kaybını azaltır.

Ø  WHO’na göre anne sütü ile beslenme dünyada her yıl ölen 10,6 milyon çocugun %13 ‘nün ölümü engellenebilir.
                      

           1529927623323-whatsapp-image-2017-10-04-at-101729.jpg

        
Emziren Annenin Dikkatine!!!

Emzirmeye başlamadan önce eller sabunlu su ile yıkanmalı, öncelikle sakin, sıcak bir ortamda rahat bir koltuk ya da yatakta emzirmeye başlanmalıdır. Stresli, sıkıntılı ortamlar süt salgılama refleksini olumsuz etkileyebilir. Bebeğin burnu tıkalı ise mutlaka açılmalıdır. Meme başı bebeğin yanağına dokundurularak arama refleksi uyarılmalı bebeğin  memeyi bulmasına yardımcı olunmalıdır. Klasik oturarak emzirmede; bebek anne bedenine yakın yüzü anneye bakmalı burnu meme başı hizasında olmalı, vücudu da tam olarak anneye dönük olmalıdır.Sırtı popoya kadar desteklenmelidir.Bebeğin ğöğüs ucunu,  aerola(kahve rengi kısım) ile birlikte alması sağlanmalıdır,bu meme başı  damağa değeceğinden çatlak oluşmasını önler aynı zamanda aerolada  sonlanan duktusların etkin boşalmasını sağlar.Göğüsler büyük ise alttan desteklenmeli  ancak üsten alttan bası yapılmamalıdır,bu meme tıkanıklığına neden olabilir.bebek burun tıkanıklığı yoksa her durumda nefes alabilir.Bebeğin çenesine hafif baskı uygulamak veya serçe parmağı ağız içine hafif itmek emmenin negatif basıncını ortadan kaldırıp bebeğin meme ucunu zedelemeden bırakmasını sağlar.Meme başı süt sürülerek kapatılırsa çatlaklar önlenir.

Annenin bebeğini kucağına alması sevgi dolu düşünceler  ile süt yapımı uyarılır. Bu mekanizma bebeğin meme başına uyarısı ile prolaktin yapımı artar prolaktin süt yapımını arttırır, oksitosin refleksi ile yapılmış olan sütün boşalması sağlanır.

  Etkili Emzirme

 Emzirmede kritik nokta bebeğin emerken aerolayı olabildiğince ağız içine almasıdır. Anne sakin sez siz bir ortamda kendisi için en rahat pozisyonda olmalı stres sıkıntıdan uzak bebeği için iyi duygularla emzirmeye başlamalıdır. Süt kanalları için sonlanım yeri olan aerola bebeğin ağzında olabildiğince olmalı, sadece meme ucu verilmemelidir. Etkili emzirme için  bebeğin dili önde meme başı damağa doğru yapışmış, alt üst damak aerolayı sıkıştırıyor olmalıdır. Meme başı damağa yapışık olduğu için zarar görmez. Etkili emen bebek dışarıdan

       Ağzının iyice açık olduğu

       Alt dudağın dışa dönük olduğu

       Çenesinin anne memesine değdiği

       Yanakların dolgun olduğu

       Aerolanın az bir kısmının göründüğü  gözlenir.

Sütünüzü Arttırmaya Yardımcı Olacak Öneriler

Ø  Bol bol sıvı tüketin. Süt üretiminde sıvının rolü büyüktür. Günde 2-2,5  litre sıvı tüketmeye dikkat edin.

Ø  Bir günde 8-12 kez emzirmeye özen gösterin.Bebek her istediğikçe ve sık sık emzirin.

Ø  Meyve ve sebzeleri mevsimine uygun ve düzenli olarak tüketin.

Ø  A vitamini bakımından zengin olan yeşil yapraklı sebzeleri bol bol tüketmeye özen gösterin.

Ø  Süt ve süt ürünleri, yumurta, et ve tavuk gibi besinleri aşırıya kaçmadan tüketin.

Ø  Hızlı kilo verdiren diyetleri uygulamayın. Emzirme sürecinde zaten kendiliğinden kilo vereceksiniz.

Ø  Turuncu renkli sebze ve meyveleri tüketmeye çalışın. Havuç, kayısı, balkabağı, portakal gibi besinler vitamin (beta karoten) açısından zengindir. Ayrıca bu besinleri tatlı tariflerinize de ekleyebilirsiniz.

Ø  Emzirme döneminde diyet yapmak için ekmek, pilav ve makarna gibi karbonhidratları tüketmeyi tamamen kesmeyin, az da olsa öğünlerinizde yer verin.

Ø  Annenin psikolojisi, süt üretiminde çok önemlidir. Sütünüzün azaldığı dönemlerde moralinizi bozmayın ve kendinizi motive edici aktiviteler yapın.

Ø  İyi ve sağlıklı uyuyun. Bebeğiniz uyurken siz de dinlebilirsiniz.

Ø  Emzirme döneminde alkol ve sigara kullanmamalı kafein içeren içeceklerden uzak durmalısınız.

Anne Sütü Yeterli Mi?

Ø    Bebek haftada 125-150 gram  ayda 500-600 gram alması gerekir.

Ø    Günde 4-6 kez dolu bir şekilde altını kirletmesi gerekir.

Ø    Çene hareketleri görülerek emme sesi duyulması gerekir.

Ø    Emzirdikten sonra rahatlıyarak kolay uykuya dalması beklenir.

  Anne Sütünün Sağılması

Ø    Sütün yetmediği endişesi veya sütü artırma telaşı ile annelerin memelerini pompa ile sağmaları yanlış/gereksiz bir uygulamadır.

Ø    İlk hafta içinde özellikle sezaryen sonrası 72 saat içinde sağlıklı bebeği olan annenin pompa ile süt sağması süt artışını sağlamaz.

Ø    Aksine annenin ağrı duymasına, sütüne olan güveninin sarsılmasına, emzirmeye olan hevesinin azalmasına da neden olarak süt salgılanmasını olumsuz etkiler.

Ø    Memeleri sağmak sadece; yoğun bakıma yatan bebek, annenin işe başlaması gibi anne ve bebek ayrılması durumunda önerilir.

Ø    Nadiren meme kanal tıkanması, dolu meme gibi durumlarda sadece bebeğin kavrayabileceği kadar memeyi yumuşatmak için süt sağma pompası kullanılabilir.

Ø    Süt sağılmadan önce eller yıkanmalı ve meme başı temiz bir bezle silinmeli veya yıkanmalıdır.

Ø    Süt sağma pompaları tek kullanımlık veya steril edilebilir olmalıdır.

Ø    Süt sağıldıktan sonra hemen kullanılmayacaksa, buzdolabında ağzı kapaklı steril edilmiş biberonlarda, temiz koşullarda saklanmalıdır.

Ø     Sütün sağıldığı saatin miktar ile ilişkisi vardır. Örneğin geceden sabaha kadar gelen miktarın daha fazla olduğu gösterilmiştir.

Ø    Çalışan annelerin işe gitmeden önce emzirmeleri ve işyerlerinde 3 saatte bir sağmaları önerilir.

Ø    Anne ve bebeğin ayrı kaldığı durumlarda (bebeğin ya da annenin hastanede yatması vb.) süt günde en az 6-7 kez 15 er dakika sağılmalıdır.

Ø    İki memeyi aynı anda sağmanın süt yapımını arttırdığı belirtilmiştir.

Ø    Meme kalkanı, silikon meme başı, meme başı çıkarıcılar gibi araçlar nadiren işe yarar, emzirmeye ve toplam süreye olumsuz etkileri nedeniyle çok gerekli olmadıkça kullanılmamalıdır

Depolanma

Ø    Anne sütünün özellikle prematüre bebeklere taze olarak verilmesi önerilmektedir. Ancak bazı durumlarda saklanmış anne sütü vermek gerekebilir.

Ø    Anne ile bebeğin ayrıldığı durumlarda, özellikle bebek prematüre, yoğun bakımda yatıyorsa, yada anne çalışıyorsa sütü sağıp saklamak/depolamak dondurmak gerekebilir.

Ø    Anne sütü sağıldıktan sonra süt için özel torba veya kaplarda saklanmalıdır.

Ø    Sağılan anne sütü oda sıcaklığında 3 saat, buzdolabı rafında 4 derecede 3 gün, derin dondurucuda -18 derecenin altında 3 ay saklanmalıdır.

Ø    Anne sütünün içerdiği olumlu özelliklerin azaldığı bilindiğinden; anne sütünü saklarken ve depolarken mümkün olduğu kadar kısa süre süre ile ve dondurmadan 2-3 günlük buzdolabı rafında koruma yöntemi tercih edilmelidir.

 Saklanan Sütün Kullanılması

Depolanmış anne sütleri en eski sütten başlayarak kullanılmalıdır.

Ø    Dondurulmuş sütü eritmek için bir gece önceden buzdolabının rafına koymak yeterlidir.

Ø    Acil eritilmesi gerektiğinde ılık akan suyun altına tutmak veya ılık su dolu bir kabın içinde bekletmek (benmari) gibi yöntemler kullanılabilir.

Ø    Ancak çözme sırasında sütün su ile temas etmemesine dikkat edilmelidir.

Ø    Oda ısısına gelmiş erimiş anne sütü birkaç saatten uzun süre oda ısısında bırakılmamalı, ve özellikle tekrar dondurulmamalıdır.

Ø    Eritilmiş anne sütü 24 saat buzdolabında korunabilir.

Ø    Çözdürülmüş anne sütünü ısıtmak için; bebeğin ihtiyacı kadar olan miktar biberona konulmalı ve sıcak su dolu bir kabın içine oturtularak (benmari) bir kaç dakika beklenmelidir. Isınan sütten bir kaç damla bileğimizin iç kısmına damlattığımızda yakmamalı ya da üşütmemelidir.

Ø    Isıtılan çözdürülmüş anne sütleri kullanılmadığında tekrar buzdolabına konmamalıdır.

Ø    Anne sütlerinin ısıtılması için kullanılan benmarinin günlük (kirlenirse daha sık) temizliğine dikkat edilmelidir.

Ø    Donmuş sütü eritmek veya ısıtmak için mikrodalga kullanılmamalıdır.

Meme Bakımı ve Meme Sorunları

Emziren annenin günlük banyo yapması memelerin temizliği için de yeterlidir.

Ø    Meme için karbonatlı su, koruyucu kremler kullanılmamalıdır.

Ø    Emziren annelerde; dolu meme, memede tıkanıklık ve birikme, kanal tıkanıklığı, mastit ve meme apsesi ile içe çökük ve ağrılı/çatlak meme başı gibi meme sorunları ile karşılaşılabilir.

Ø    Meme başı çatlak ve yaralarında bebeğin memeyi doğru kavramaması ana nedendir.

Ø    Kavrama düzeltilmedikçe meme başına sürülen şeylerin tedavi edici etkisi yoktur.

Ø    Kavrama düzeltilip memenin sonundaki anne sütü sürülebilir.

Ø    Dolu meme ise; bebeğin memeyi emmeyi öğrenemeden formül mama vb. alması nedeniyle sütün arttığı 4-6. günlerde bebeğin memeyi tam olarak boşaltamaması ile oluşur.

Ø    Memenin bazı kanallarının tam boşalamamasına neden olan emme tekniğindeki sorunlar nedeniyle de kanal tıkanıklığı oluşabilir.

Ø    Meme başı çatlaklarından bulaşan enfeksiyon ile olay mastite veya meme absesine ilerleyebilir.

Ø    Hekime danışarak, anneye antibiyotik verilmesi, memelerin pompa veya elle sağılma, sıcak/soğuk kompres uygulaması gerekebilir.

Ø    Meme ile ilgili bu gibi sorunlarda emzirmeye devam edilmelidir.

Neden Emziğe Hayır

Kolesistokinin hormonunun salgılanmasına neden olur. Bebek aç olsa bile tok hisseder.

Tok hissettiği için annesini emmez.

Emmediği için kilo alımı düşer.

Meme boşalmadığı için süt üretimi azalır.

Bebeğin diş ve damak yapısını bozar.

 emzik hayır.jpg                                                                                               

Neden Biberona Hayır

Bebeğin emmeyi öğrenmesine engel olur.

Süt üretimini olumsuz etkiler.

Meme boşalmadığı için süt üretimi azalır.

Bebeğin diş ve damak yapısını bozar.

 Bebek ve Küçük Çocukların Beslenmesi (Tamamlayıcı Beslenmesi)

Bebekler ve çocuklar sürekli büyüyen ve gelişen canlılardır. Bebekler ilk 3 yılda hızlı bir büyüme ve gelişme gösterir. İlk 3 yılda bebeğin ağırlığı 4 kat artar, boyu 2 kat uzar. İlk 2 yılda beyin gelişiminin %80’i tamamlanır.

Yetersiz ve dengesiz beslenen bebek ve çocuklarda büyümede duraklama, gerileme, iştahsızlık, kansızlık, vitamin eksiklikleri ortaya çıkabilir. Bunu sonucu olarak da sık hastalanma, yaşına uygun hareketleri yapamama ortaya çıkabilir. Bu durumları önlemek amacıyla bebek ve çocukların beslenmesi bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı gözetiminde bilinçli bir şekilde yapılmalıdır.

İlk 6 ayda bebeklere SADECE ANNE SÜTÜ verilmelidir. Anne sütünün anne ve bebek açısından sayısız yararı vardır. Anne sütünün bebeğinizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan mükemmel bir besin içeriği mevcuttur. Aynı zamanda kolay hazmedilir. Bebeğin bağışıklık sistemini destekleyen pek çok madde içerir. Bu nedenle enfeksiyonlara (ishal, alt solunum yolu enfeksiyonları, orta kulak iltihabı, menenjit v.b.)  karşı koruyucu özelliği mevcuttur. Pek çok kronik hastalığın (astım, şeker hastalığı, kan kanseri, obezite gibi) ortaya çıkma olasılığını azalttığı düşünülmektedir. Anne sütü ayrıca boy uzaması ve zeka gelişimini de olumlu etkilemektedir. Anne sütü ön hazırlık gerektirmez. Her zaman taze ve kullanıma hazırdır ve çok ekonomiktir. Anne sütünün anne sağlığı üzerinde de pek çok olumlu etkisi vardır. Emziren anneler doğum öncesi kilolarına daha çabuk dönerler, kansızlık, ilerleyen yaşlarda meme ve yumurtalık kanseri riski azalır.

Ek gıdalara 6 aydan önce başlamak bebeğin büyümesini olumlu etkilemediği gibi anne sütünün olumlu etkilerinden yeteri kadar faydalanamamasına neden olmaktadır.  Bu nedenle 6 aydan önce bebeğinize ek gıda başlamayınız, eğer bebeğinizin doymadığı düşünüyorsanız mutlaka bir uzman doktorun görüşünü alınız.

Ek Gıdalara Başlarken Genel Kurallar

 Ek gıdalara başlamada amaç çocuğu doyurmak olduğu kadar çocuğu erişkin tipi gıdalara hazırlamaktır. Çocuğun 6 aylık olmasıyla birlikte artık sıvı gıdalardan alacağı besleyici öğeler (kalori, protein, vitaminler) yetersiz gelmeye başlar ve çocuğun katı ve katıya yakın gıdalarla beslenme ihtiyacı doğar. Bu nedenle çocuğa verilecek ek gıdalar püre kıvamında olmalıdır. Çorbalar, meyve suları uygun ek gıdalar değildir.

Ek gıdalar mutlaka kaşıkla verilmelidir. Biberonların temiz tutulması zordur. Biberondan akabilecek kıvamdaki besinler yeterli kaloriyi sağlayamazlar. Ayrıca biberonun tatlı yiyeceklerin (bisküvili süt, meyve suyu, şekerle tatlandırılmış süt) verilmesi çocuklarda ciddi diş çürüklerine yol açar. Biberonla sadece su, şeker eklenmemiş süt, ve devam sütleri verilebilir.

Ek gıdaların kıvamı başlangıçta pütürsüz püre şeklinde olmalıdır. Daha sonra hızla pütürlü hale getirilmelidir. Bebek 8 aylık olunca parmak gıdaları adı verilen, çocuğun eline alıp yiyebileceği ama boğazına kaçmayacak katılıkta olan gıdalar verilmelidir. (Peynir çubukları, ekmek parçası, yumuşak meyveler. Bu parmak gıdaları çocuğun boğazına kaçma riskine karşın mutlaka bir erişkin gözetiminde ve çocuk mama sandalyesinde otururken verilmelidir. Çocuk gezerken yememelidir. 1 yaş civarında çocuk artık erişkin sofra besinleriyle beslenmelidir. Çocuğun 6-8 ay arasında gelişimsel olarak pütürlü ve sert gıdalara alışmaya hazırdır. Bu kritik dönemde pütürlü gıdalara alışamayan çocuk daha sonra alışmakta zorlanır. Çocukta öğürme ve kusma gibi aşılması zor problemler ortaya çıkar.

Ek gıdaların hazırlanmasında blender çok kısa süreyle pütürsüz gıdaların hazırlandığı dönemde kullanılabilir. Bebek 7 ayını doldurduktan sonra kesinlikle kullanılmamalıdır. Besinler çatalla ezilmelidir. Blender kullanılıp çok pütürsüz bir gıda hazırlanmamalıdır. Olabildiğince pütürlü gıda hazırlanmalıdır.•

Başlangıçta ek besinler az miktarlarda ve tek tek başlanmalıdır. Çocuğa dokunup dokunmadığı gözlendikten sonra yavaş yavaş arttırılmalı, çocuk bir besine alıştıktan sonra farklı bir ek besin eklenmelidir. Örneğin 1. gün yoğurt, 2. gün meyve püresi, 3. gün sebze püresi verilmemelidir. Bu ek gıdaların birisiyle 1 yemek kaşığı başlanmalı, yavaş yavaş arttırılarak 4-5 günde bir porsiyona (6 aylık bir bebek için 1 porsiyon 6 silme yemek kaşığıdır) çıkılmalıdır. Çocuk bu gıdaya alıştıktan sonra 2. bir ek gıda başlanmalıdır. Eğer başlanan ek besin çocuğa dokunursa (gaz, kabızlık, ishal döküntü yaparda o ek besin kesilir, başka bir ek besin denenir. Dokunan ek besin azar azar başlanarak, 1 ay sonra yine denenir.)

1 yaşına kadar ek gıdalar tuz ve şeker eklenmeden verilmelidir. Tuz ve şekerin tadına erken yaşlarda alışan bebekler farklı tatları kabullenmekte zorlanmaktadırlar. Çikolata, şeker, bisküvi, hazır meyve suları gibi bakkal gıdaları 1 yaşından önce kesinlikle verilmemelidir. Cips, asitli içeçekler, çay, kahve besinlerin kullanımından tüm çocukluk çağı boyunca uzak durulmalıdır.•

Bebekler ek gıdalara başlandıktan sonra da sık sık emzirilmelidir. Anne sütüne uygun ek gıdalarla birlikte iki yaşına kadar devam edilmelidir. Biberon kullanımından kaçınılmalıdır. Bebekler 10-11 aylık olana kadar mutlaka geceleri de emzirilmelidir. Bebek sık sık emzirilmez, geceleri emzirilmez ve biberon verilirse anne sütü hızla azalır ve erkenden kesilir.

Sık emzirilen bebekler su ihtiyacını genellikle anne sütünden karşılarlar. Yine de yemek sonralarında temiz su (güvenilir damacana suyu veya kaynatılmış su) çocuğa bardak veya sulukla teklif edilmelidir ancak çocuğun sürekli biberondan su içmesi engellenmelidir.

Ek gıdaların hazırlanmasında el ve kullanılan kapların temizliğine çok özen gösterilmelidir. Hazırlanan ek gıdalar o öğünde tüketilmelidir. Bir sonraki öğüne saklanmamalıdır. Kullanılan gıda maddelerinin taze ve temiz olmasına dikkat edilmelidir. Sebzeler iyice yıkanmalıdır.

Ticari kavanoz mamaları özellikle ev dışındayken veya evde acil durumlarda kullanılabilirler. Ama bunların sürekli kullanımından kaçınmak gerekir. Çocuğa mümkün olduğunca evde hazırlanan ek besinler yedirilmelidir.

Ailenin maddi durumu uygunsa 1 yaşına kadar bebeğe inek sütü (kutu süt dahil) verilmemelidir. Devam sütleri kullanılmalıdır.

Küçük bebekler doğrudan beslenmeli, daha büyük çocuklara kendileri yemek yerken yardımcı olunmalıdır. Çocukların kendi kendini beslemesi teşvik edilmelidir.

Çocuğun açlık ve tokluk duygusuna karşı duyarlı olunmalıdır. Anne- baba çocuğu yedirirken onun açlık ve tokluğuna göre yedirmelidir. Bizlerde her gün ya da her öğün aynı miktarda iştahlı olmayız. Çocuğun o öğün yemesi gereken bir miktar yoktur. Çocuklar bir öğün az bir öğün çok hatta bir gün çok bir gün az yerler. Çocuk bir hafta boyunca yediği ve kilo alımıyla değerlendirilmelidir.

Çocuklar yavaş ve sabırla beslenmelidir. Çocuklar yeme konusunda cesaretlendirilmelidir. Güzel yemek yedikleri zaman övgü sözleri söylenmelidir. Ağza kuş kondu, uçak uçtu gibi oyunların yararı vardır ancak çocuk oyuncak oynarken ve televizyon izlerken yemek yedirilmemelidir. Bu tür şeyler çocuğun dikkatini dağıtarak yeterli yemek yemesini engeller. Çocuklar yemek yemeleri için kesinlikle zorlanmamalıdır. Zorlanan çocuklar bu konuda anneleriyle inatlaşma geliştirirler ve hiç yemek yemezler.

Yemek yeme sırasında dikkati dağıtacak uyaranlar engellenmelidir. Oyuncakla veya televizyon izlerken yemek yedirilmemelidir.

Yemek zamanları öğrenme ve sevgi zamanlarıdır. Besleme sırasında çocukla konuşulmalı ve göz kontağı kurulmalıdır. Yiyeceklerin isimleri, renkleri, tatları konuşabilir.

Çocuk en geç 1 yaşında aile sofrasına oturtulmalıdır ve erişkin tipi gıdalara geçilmelidir.

Bebeklerin 1 yaşından sonra büyümesi ilk yılda olduğundan daha yavaş hale gelir ve bebeklerin iştahında azalma olur. Bebek eski hızda yemeğe zorlanmamalıdır. Bu  iştahsızlığa neden olur.

6 Aylık Bebeğe Başlanabilecek Ek Gıdalar

İlk başlanacak ek gıdalar tercihe göre tahıllı mamalar, yoğurt, meyve püresi veya sebze püresidir.

Bu ek gıdalardan birisi tercih edilir. 1 yemek kaşığı olarak başlanır. Plastik küçük bir kaşık kullanılır. Bebek başlangıç olarak bunu yiyemeyip dökebilir. Bu bebeğin mamayı sevmediği anlamına gelmez. Sadece katı bir gıdayı henüz yutmayı beceremediği gösterir. Sabırla tekrar denenir. Miktar 4-5 günde arttırılarak 1 porsiyona çıkılır.

Aylara göre porsiyon miktarları

6 ay için 6 silme yemek kaşığı

7 ay için 7 silme yemek kaşığı

8 ay için 8 silme yemek kaşığı

9 ay için 9 silme yemek kaşığı

10 ay için 10 silme yemek kaşığı

11 ay için 11 silme yemek kaşığı     

12-24 ay için en az 10 silme yemek kaşığı

1 çorba kasesi 16 silme yemek kaşığıdır.

Tahıllı Mama: Evde hazırlanabileceği gibi mama firmalarının devam sütlü tahıllı kaşık mamaları temiz su kullanarak hazırlanabilir. Mamanın kıvamı kaşıktan kolaylıkla akmayacak katılıkta olmalıdır. Rahatça akacak kadar sulu olmamalıdır. Evde hazırlanacaksa yarım su bardağı suya 1-2 silme tatlı kaşığı pirinç unu katılır. Kısık ateşte yavaş yavaş karıştırılarak su muhallebisi pişirilir. Muhallebi piştikten sonra ateşten indirilir ve ılınması beklenir. Ilınan su muhallabesine 3 ölçek formül mama eklenir ve karıştırılır.

Yoğurt: 1 su bardağı pastörize süt ısıtılır. El yakmayacak sıcaklığa gelince içine 1 tatlı kaşığı yoğurt konarak iyice karıştırılır. Üzeri örtülerek hareketsiz bir şekilde 2-3 saat beklenir. Mayalanan yoğurt çocuğa yedirilir. İçine 1 tatlı kaşığı pekmez katılabilir veya meyve püresiyle karıştırılabilir.

Sebze püresi: 1 küçük kabak, 1 küçük havuç, 1 tatlı kaşığı bulgur, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı yeterli miktarda su ile yumuşayıncaya kadar pişirilir. Tuz ilave edilmez. Çatalla ezilerek püre haline getirilir. Bu püre ilk başlandığında pütürsüz olmalıdır. Ancak hızla pütürlü püreye geçilmelidir ve püre çatalla ezilmeye başlanmalıdır. Sebze püresi çorba kıvamında sulu olmamalıdır. Çünkü çorbalar yeterli kalori ve proteini sağlamazlar. Bebek bu püreye alıştıktan sonra içine 1 tepeleme çorba kaşığı kıyma ya da aynı miktarda tavuk eti eklenmelidir. Etsiz sebze püresi yeteri kadar besleyici değildir. Hazırlanan sebze püresi eğer hemen buzdolabına kaldırılırsa ağzı kapalı şekilde 24 saat saklanabilir. Ancak daha uzun saklanmamalıdır. Etin kendisi kullanılmalıdır. Et suyunun besleyici değildir. Zamanla sebze püresi hazırlamada farklı sebzeler kullanılabilir.

Meyve püresi: Mevsimine göre ilk başlanacak meyve şeftali ,armut veya elmadır. Meyve cam rendede püre haline getirilerek verilir. Zamanla diğer meyveler eklenir. Narenciyeler (portakal, mandalina), tropikal meyveler (kivi, avakoda), çilek gibi meyveler allerji yapabilirler bu nedenle daha geç verilmelidirler. Muz kabızlık yapabilir. Bu açıdan dikkatli olunmalıdır.

7 Aylık Bebeğe Başlanabilecek Ek Gıdalar

Sabah Kahvaltısı: Çeyrek kibrit kutusu beyaz peynir geceden tuzu çıkması için suda buzdolabında bekletilir. Peynir, 1 dilim bebek ekmeği veya ekmek, 1 tatlı kaşığı pekmez veya reçelle üzerine yeterli miktarda devam sütü veya anne-sütü eklenerek çatalla ezilerek püre kıvamına getirilir. Bal 1 yaşına kadar verilmez. Bebe bisküvisi tercih edilmez. Peynir günaşırı artırılarak tam kibrit kutusuna çıkılır. Daha sonra bu kahvaltıya tam pişmiş yumurta sarısının 1/8'i eklenir. Günaşırı artırılarak tam yumurta sarısına çıkılır. Yumurtanın beyazı 1 yaşına kadar verilmez. Rafadan veya çiğ yumurta verilmez. Daha sonra arzu edilirse 1 çay kaşığı tereyağı, 1-2 tuzu çıkarılmış zeytin ezilerek eklenebilir.

Tarhana çorbası: Tarhana çorbası içine kıyma ilave edilerek koyu kıvamlı pişirilir. İçine ekmek doğranarak yedirilir.

Yoğurt çorbası: Pirinç, bulgur veya aşurelik buğdayla yoğurt çorbası yine koyu kıvamlı olarak pişirilir.

Kıymalı veya tavuklu şehriye çorbası, mercimek çorbası koyu kıvamlı pişirilerek bebeğe yedirilebilir.

6-8 ay arası bebeklere günde 2-3 öğün ek gıda verilirken, bebekler sık sık emzirmeye devam edilir.

8 Aylık Bebeğe Başlanabilecek Ek Gıdalar

Köfte: Baharatsız hazırlanan köfte iyice pişirilerek ve çatalla ezilerek verilir.

Kıymalı kabak dolması:

Baklagiller: Kuru fasulye, nohut, mercimek yemekleri ezilerek verilmeye başlanır.

Balık: İyi pişirilmiş balık kılçıkları dikkatlice ayıklanarak ve ezilerek verilir.

Karaciğer: İyi pişirilerek ezilerek verilir.

Parmak gıdaları: Çubuk şeklinde kesilmiş kaşar peyniri, sert olmayan meyveler, ekmek, kurabiye. Parmak gıdaları çocuğun çiğneyemeyeceği kadar sert olmamalı, çocuğun boğazına kaçabilecek şekilde küçük ve yuvarlak olmamalıdır (örneğin fındık, fıstık, bütün üzüm verilmez. Kuruyemişler çocuk 3 yaşını doldurana kadar verilmez.

Yemek suları besleyici değilir. Yemek suyuna ekmek doğrayarak çocuğa yedirmek doğru değildir. Mutlaka yemeğin taneleri ezilerek yedirilmelidir.

9-12 Ay Arası Çocukların Beslenmesi

9 ay- 1 yaş arası çocuklara günde 3 ana öğün, 1-2 ara öğün verilir.

Örneğin:

Sabah kahvaltısı (9 ay bittikten sonra çocuğun arzusuna göre kahvaltı püre kahvaltısından erişkin tipi ayrı kahvaltıya geçilir. 2-3 dilim domates, mandalina, portakal eklenir)

Öğle yemeği: Etli sebze yemeği veya baklagil yemeği veya köfte veya balık, yoğurt veya salata, ekmek

Akşam yemeği: Etli sebze yemeği veya baklagil yemeği veya köfteveya balık, yoğurt veya salata, ekmek

Aralarda 1-2 ara öğün: yoğurt-meyve, yağlı-reçelli ekmek, peynir-meyve

Bunların yanında sık emzirmeye devam ediniz.

BEBEKLERİNİZE İLK 6 AY SADECE ANNE SÜTÜ VERİNİZ.

6 AY SONRASINDA UYGUN TAMAMLAYICI BESLENME İLE BİRLİKTE 2 YAŞ VE ÖTESİNE KADAR DEVAM EDİNİZ.

           HER DOĞAN BEBEK

                            YENİ BİR DÜNYA DEMEK

NOT:  Hastanemizde Emzirme Danışmanlığı 1. Kat Poliklinik yanında bulunmaktadır
           Emzirme Danışmanı: Çiğdem DEVECİ SEL
                                          Tel:  0 232 375 58 58    Dahili: 1003